Şiirler

    Beton duvarlar arasında bir çiçek açtı

    Talih her zaman gülmez
    Palavra
    Riskler
    Mektup
    Yaşamak

 

    Beton duvarlar arasında bir çiçek açtı
Beton duvarlar arasında bir çiçek açtı
Siz kahramanısınız çelik dişliler arasında
Direnen insanlığın
Saçlarınız ıstırap denizinde bir tutam başak
Elleriniz kök salmış ağacıdır zamana
O inanmışlar çağının.
Zaman akar yer direnir gökyüzü kanat gerer
Siz ölümsüz çiçeği taşırsınız göğsünüzde
Karanlığın ormanında iman güneşidir gözünüz
Soluğunuz umutsuz ceylanların gözyaşına sünger.
Gün doğar rüzgar eser bulut dolanır
Rahmet şarkısı söyler yağmurlar
Alnınız en soylu isyandır demir külçelere
Gürültü susar ses donar sevgi tohumu patlar
Sessiz bir bombadır konuşur derinlerde.
Ey bizim sabır yüklü toprağımızın kutsal ağacı
Sen bize hayatsın umutsun mezarlar kadar derin
Bizi tutan bir şey varsa dirilten o sensin
Üzerinde uyuduğumuz yavru kuşların tüy renkli sıcaklığı.
Ey damarlarımızda donan buz yüklü heykeller beldesinden
Yıkıntılar sonrası sarındığım şefkat anası
Ey dağları yerinden oynatan ses ey mermeri toz eden rüzgar
Ey alemi donatan ışık toprağa can veren el.
Gün olur toprak uyanır ağaç uyanır uyanır böcekler
Sarı bozkır titrer çıplak ağaçlar yeşerir gök yıkanır kirli dumanlardan
Su coşar deniz kabarır canlanır ölü şehirler
Yemyeşil bir rüzgar eser yıldızlar arasından.
Şimdi siz taşıyorsunuz müjdenin kurşun yükünü
Çatlayacak yalanın çelik kabuğu
Sizin bahçenizde büyüyecek imanın güneş yüzlü çocuğu.     Sayfa başı
 

 

EĞLENCE
  Toplist (Çok yakında)
     Kardan Adam marifet mi ?
     Sinir oluyorum Kardeşim...
     Hastalıklarımız
     Karikatürler
     Flash oyunları
     Bill Gates ve Volkswagen
ResİMLER
Hayata Daİr
Bİlgİsayar
YAZILAR
     Sevginin Gücü
     100 Dilde Seni Seviyorum
     Şikayetim Var !
     Bunları Biliyor musunuz ?
     Sokrat’ın Üçlü Filtresi
     Çöl Gemileri

































   Talih her zaman gülmez
Seversiniz bazen...
Bir kuşu beslemek misali
karşınızdaki insanı sevginizle beslersiniz.
Farklıdır sevmesi insanların...
Kimi kafese tıkar kuşunu öyle besler,
alır özgürlüğünü elinden, seviyorum sanır.
öyle sandıkça sıkar karşısındakini, bunaltır.
Ufacık bir fırsat bulsa kaçmak,
kurtulmak ister artık kuş.
Aslında korkularından yapar insan bunu,
karşısındaki insana anlatamaz, anlatmasını bilmez.
Bir başka insana gitmesini istemez.
Her koca devin koca korkuları vardır, kimse bilmez.
Kimi de serbest bırakır kuşunu. Salıverir gökyüzüne,
Döner gelir elbet der, döner gelir seviyorsa.
Alır riski çekinse de bir şeylerden.
Bilir ki koysa kafese bir gün kesin kaçıp gidecek,
Bir gün kesin terk edecek.
Serbest bırakır.
Döner gelir o da karnı acıktıkça,
Yüreği sevgiye acıktıkça.
Ne kadar çekinse de bilir geri döneceğini adam.
Bilir başka yerlere, başka kişilere gitse de
bir gün, bir şekilde geri döneceğini...
Kus ta bilir daha iyisinin olmadığını
ama bazen nankörlüğü tutar.
unutur onun için yapılanları,
uğramaz olur bir zaman...
Başka kapılarda, başka pencerelerde aynını arar.
Ama bilmez başkalarda hiç aynılık bulunmaz.
Pişman olur, geri döner bir zaman sonra.
Öyle yenik, öyle mağlup döner ki hem de...
Artık kafese girmeye bile razı olmuştur.
Şanslıdır...
Eğer geri döndüğünde açık bir pencere
veya aynı evde, aynı kişileri bulabilirse...
Eğer terk ettikleri taşınmamış,
Aynı yerde kalabilmişse..                  . Sayfa başı

 





































      Palavra
Sanki beni uyandıran bir şeyler vardı odamda dün gece
Yatağıma uzanıp, uyumaya çalışsam da nafile!
Mazimi düşündüm, düşünmek istemesem de...
Mazi! Ah o mazi!
Bir film şeridi gibi geçti gözümün önünden
Hiçbir iz, hiçbir eser kalmamış ki dünden.
Ve hatıra defterim...
Lise yıllarımda itinayla tuttuğum hatıra defterim;
Tozlanmış kara kabıyla,
Yıpranmış sarı sayfalarıyla,
Belli ki o da yıllarla baş edememiş.
O da dirayetini kaybetmiş.
Yıllar her şeyi o kadar değiştirmiş ki,
Adeta hatıra defterimdeki
Arkadaşların notlarını da değiştirmiş.
Arkadaşlar hep aynı şeyden bahsetmişler;
Unutmamak... unutulmamak...
Güya hiçbirimiz, hiç kimseyi unutmayacak,
Birbirimizi arayıp sormayı idame ettirecekmişiz...
Hıh...palavra bunlar!!!
Evet palavra!
Bunlar sadece yıllıklara yazılan,
Klasikleşmiş söz kalıplarından ziyade bir şey olmasa gerek.
Hepsi yalan söylüyor, hepside yalancı!
Hatta inanır mısınız utanmazın biri de
Dostluktan kardeşlikten bahsetmiş!
Vay be!!!
Hani nerede senin dostluğun kardeşliğin?
Utanmaz seni!
Mamafih içlerinden bir tek vefakarın sözü
Tüm gerçeklerin hatta dostluğun özü:
“Yazın yağmuruna,
Kışın güneşine,
Bu yazılan hatıralara,
Asla inanma azizim!”
Koca hatıra defterinden
En çok hoşuma giden,
Bu söz işte.
Gerisi palavra...                  
                                                                     
     Sayfa başı